2007 BASIN AÇIKLAMALARIMIZ

Basına ve kamuoyuna

 

Faşist TC ve onun katliam politikalarının ortaklarından Avrupa devletlerinin katkıları ve işbirliğiyle bir süreden beridir sitemiz kapalı durumda idi. Sitemizi kapatanlar bizi sınırlayacaklarını, eylemlerimizin kamuoyuna duyurulmasının önüne geçeceklerini ve böylelikle sesimizi keseceklerini düşünüyorlardı. Bunun böyle olmasını beklemek büyük bir saflık, kendini ve kamuoyunu aldatmadır. Bu çabalar nafiledir. Çünkü her yerde olacak, ayrım gözetmeksizin vuracağız. Öfkemizin sesini herkes duyacak. Alçak TC devleti ve halkımızın düşmanları Özgürlük Şahinlerimizin bombalarından kurtulamayacak, namlunun sıcaklığını sürekli enselerinde hissedeceklerdir.

Gelişen bu süreç zarfında kamuoyuna ve ilgili kesimlere açıklamalarımız ve uyarılarımız olmuştur. Ayrıca Başkan APO’nun yapmış olduğu ateşkes çağrısına cevaben 7 Ekim 2006 tarihinde yapmış olduğumuz açıklamayla kaygılarımızı belirtmekle beraber eylemsizlik sürecine geçmiştik. Bu eylemsizlik sürecinde faşist TC; bu süreci alçak ve adi komplonun sorumlularından olan İngiltere ve ABD’den de aldığı icazetle insanlık dışı, ahlaksız yöntemlere başvurarak Kürt halk Önderliğine yönelmiş, halkımıza yönelik katliam senaryolarının provalarını hayata geçirmeye başlamıştır.

Eylemsizlik süreci boyunca tahammül sınırlarımızın zorlanmaması gerektiğini, aksi takdirde TC’yi ikinci Irak’dan daha beter duruma getirip, kızıl katliamı TC’nin her tarafına hakim kılacağımızı belirttik. Bu süreç zarfında alçak TC’nin kirli yöntemlerinde ısrar edip geri adım atmadığını, geliştirdiği yönelimler göstermiştir. Bu politikalara karşı uyarı niteliğinde Mart ayında Antalya’nın Serik ilçesinde turistik bir otele yönelik eylem gerçekleştirdik. Fakat buna rağmen de bu çürümüş soykırımcı zihniyetle kirli uygulamalara devam edilmiştir.

Kürdistan Özgürlük Şahinleri (TAK) olarak; onurumuzla oynamak isteyenleri, yaşam hakkı tanımayanları kızıl kıyamette boğarak yaşam hakkı tanımayacağız. Eğer bu intikam seline kapılarak boğulmak istenmiyorsa hiçbir turist, turistik bölgeleri hiçbir amaçla kullanmasın, bu bölgelere gitmesin. Bu bölgeleri birinci savaş alanı olarak ilan ediyor ve uyarıyoruz, gidenler ölecektir.

Kürdistan Özgürlük Şahinleri (TAK) olarak gücümüzü, kahraman Kürdistan halkından ve yiğit gençliğinden alıyoruz. TAK Kürdün intikam ruhu, intikam gücü, intikam elidir. Doğal üyelerimiz olan yiğit Kürdistan gençliği ve kahraman yurtsever halkımız; sizlerin de öfkenizi en şiddetlisiyle düşmana dökme zamanı gelmiştir. Yiğit ve kahraman Kürt gençleri kanıtlamıştır ki; adi TC’den hesap sorma güçleri vardır. Bugün ise; Fransada göçmenlerin yaptıkları yakma, yıkma eylemlerinin onlarca katı fazlasını geliştirebilecek güçte ve kararlılıktadırlar.

Halkımızın azılı vahşi düşmanlarına diyeceğimiz şudur; bizi yok etmek isteyenle yaşamayacağız, yaşatmayacağız. Yaşamımızın her anını intikam için soluyoruz. Düşmana yönelirken kanımızın kirli kanlarına karışmaması için dahi azami gayret göstereceğiz. Çünkü onursuz düşmanın kanı da bozuk olur. Yiğit bir düşmanla savaşmak isterdik. Düşmanımızı biz seçmedik ama bu düşmana diz çöktürüp sonu belirleyen biz olacağız.

Yaşasın Başkan APO!

Yaşasın İntikam Ruhuyla Ayaklanan Yiğit Kürt Halkı!

Yaşasın Halkımızın İntikam Gücü TAK!

Eli kanlı TC Dağılacaktır!

Teyrêbazên Azadiya Kürdistan (TAK)

08.04.2007

————————————————————————————

BASINA VE KAMUOYUNA

Kuruluş bildirgemizde örgütümüze ilişkin kamuoyuna temel konularda bazı bilgilendirmeler yapmıştık.

Öncesinde yaklaşık bir buçuk yıllık süreç haricinde, Kuruluş Bildirgesinin duyurulması ardından (2006 Şubat‘tan- 7 Ekim tarihine kadar), hedeflerimize yönelik yaklaşık 40 bombalama ve sabotaj eylemleri gerçekleştirdik.

Kürt halkına ve tarihsel önderliğine reva görülen koşulların doğurduğu bir örgütüz. Gücümüzün hepsi fedailerden oluşur. Eylem tarzımız bize özgüdür. Biz hedefimize yönelir, imha ederiz. TC’nin hem yaptıklarının, hem yapacaklarının yanına kar kalmadığını kalmayacağını, özgür yaşam hakkımızı elde etmemize mani olamayacağını bilmesi bakımından tek yol olarak böylesi bir mücadeleyi esas aldık.

Hedeflediğimiz yerleri duyurduk ve vurduk. Özellikle son 8 aylık süre içerisinde gerçekleştirdiğimiz eylemlerle, Kürt halkının intikam gücü olarak istediğimiz zamanda ve yerde halkımızın düşmanlarını darbeleme kararlılığımız ve gücümüz ilgili herkes tarafından anlaşılmıştır.

Turistik alanlara yönelik geliştirdiğimiz eylemlerde TC turizmi büyük darbe almıştır. Uluslar arası kamuoyunu da; TC’nin Başkan APO ve halkımıza karşı geliştirdiği saldırılar nedeniyle intikam alanına döndüğünü, bu nedenle de güvenli olmadığını, özellikle turistik alanlara gidilmemesi gerektiği konusunda uyardık. Fakat buna rağmen, uyarılarımızı dikkate almayan turistler de eylemlerimizde yaşamlarını yitirmiştir.

Böylesi bir sonuçta; katliamcı TC’nin siyasi ve ekonomik kaygılarla, generalleşmiş basın ve medya kuruluşlarına verdiği emirle eylemlerimizi gizlemesinin de önemli payı olduğu gerçektir.

Talancı, faşist, katliamcı TC’ye yönelik harekete geçirdiğimiz kısmi gücümüz, TC’de büyük yaralar açmıştır. Katliamı finanse eden kurum kuruluş ve organizasyonlara karşı geliştirdiğimiz eylemler ya tamamen kamuoyundan gizlenmiş ya da nedenleri ve sonuçları çarpıtılarak yansıtılmıştır. Atatürk havalimanı eylemi ve turistik alanlarda geliştirdiğimiz birçok eylem buna örnektir. Eylemlerimiz sonucunda, TC’de korku ve panik hakim olmuş, ekonomik olarak büyük darbe alınmış, Başkan APO ve halkımıza yönelik saldırıların gelişmesi halinde bütün gücümüzü harekete geçireceğimizin mesajı iletilmiştir.

TAK olarak; Başkan APO’nun ve halkımızın durumuna göre eylem politikamızı belirlediğimizi ve pozisyon aldığımızı, bunun dışında hiçbir gücün ve başka hiçbir sözün bizi bağlamadığını belirttik.

Bilindiği gibi son iki aylık süreçte Başkan APO’nun geliştirdiği ateşkes çağrısına uyarak eylemsizlik pozisyonuna geçtik. Eylemsizlik sürecine geçişimizin tek nedeni; Kürt halkının tarihsel önderi olarak gördüğümüz Başkan APO’nun ve halkımızın bu çağrıyı yapmasıdır.

Halkımıza teslimiyet ve ölümden başka yol tanımayan bir rejime ve onun uygulayıcılarına güvenmedik, güvenmiyoruz. Süreci dikkatle ve hassasiyetle takip ediyoruz. TC’nin Iraklaşmaması için tanınan bu fırsatı değerlendirmek yerine içine girilen tutum, Başkan APO ve halkımıza yönelik saldırıların tırmandırılması olmuştur.

Saldırıların durmaması, saldırılarımızın en zirvede başlaması demek olacaktır.  Bu da TC’nin Iraklaşması hatta daha beter duruma gelmesi sonucunu doğuracaktır.

Böylesi bir sürecin gelişmesi durumunda hiçbir sorumluluğu kabul etmeyeceğimizi, sorumluluğun her açıdan Başkan APO ve halkımızı bu pozisyonda tutmak isteyen inkarcı, faşist TC’nin yöneticilerinde olduğu gerçeğinin bilinmesi gerekir.

Bu gerçeklerin tüm dünya kamuoyu tarafından bilinmesi büyük önem taşımaktadır. Politik dengeler ve ekonomik çıkarlar nedeniyle onurlu ve özgür yaşam haklarımıza böylesine vahşice, barbarca saldırılmasına göz yumulmuş, halkımızın intikam gücü Teyrêbazên Azadiya Kürdistan (TAK) terör listesine alınmıştır.

Halkımızı ve onurumuzu korumak için ne gerekiyorsa, hiçbir bedel gözetmeksizin yapacağız. Bu nedenle bizim için, devletlerin hangi listesinde yer aldığımızın hiçbir önemi yoktur. Bizim için önemli ve hayati olan tek şey; halkımızın özgür ve onurlu yaşamının garantisi olmaktır.

Kuruluşumuzdan bu yana genel gelişmeleri kısaca böyle özetleyebiliriz. Önümüzdeki sürecin kritik karakteri tüm kamuoyu tarafından da bilinmektedir. Elbette Kürt halkının intikam gücü olarak; örgütümüz, hedeflerimiz ve önümüzdeki süreçte içine gireceğimiz tutum hakkında kamuoyunun beklentileri vardır. Şimdiye kadar bazı nedenlerle geliştirmediğimiz röportajları, bu dönem gerçekleştirmeyi uygun buluyoruz. Bu yönlü talebi olan basın ve medya kuruluşları varsa öngördüğümüz şartlar dahilinde gerçekleştirebiliriz.

Saygılar

TAK Sözcüsü Doğan BAZ

————————————————————————————

AVRUPA BASINI VE KAMUOYUNA

Adi pazarlıklar sonucu emperyalist sömürgeci devletlerin elbirliğiyle Kürt halkının Önderi Başkan APO‘nun faşist TC‘ye teslim edilmesinde de önemli rol oynayan, yeri geldiğinde halkımıza karşı da bir-iki ihale için operasyonlar geliştirmesi, Avrupa devletlerinin ikiyüzlülük ve ilkesizliğini bir kez daha açığa çıkarmıştır. Bunun her dilde adı alçaklıktır, siyasi ahlaksızlıktır.

Kürdistan halkı demokrasi ve insan haklarından dem vuran bu devletlere sömürü, soykırım ve baskılar nedeniyle sığınmıştır. Bu gerçekliğin kendisi de soykırımcı zihniyet ve uygulamaların vahşi boyutlarının görülmesi açısından yeterlidir. Ancak buna karşın bu devletlerce geliştirilen, TC’nin zulüm ve katliamları sonucu ülke topraklarından göç etmek zorunda kalan halkımıza yönelik ekonomik ve siyasal çıkarlarına kurban etme yaklaşımıdır.

Kürdistan halkını kendi ellerinde kullanılmaya hazır bir siyasi koz olarak değerlendirip taviz koparmak için yönelinmesi öfkemizi büyütmektedir. Avrupa devletleri çıkar ilişkileri gereği jestleşmek için Kürtleri kullanmaktan, bunun için tutuklama, iade etme ve baskınlardan derhal vazgeçmelidir.

Uyarıyoruz; Kürt halkı Başkan APO’ya ve özgürlüğüne sonuna kadar bağlıdır. Yıldırma politikaları bugüne kadar tutmadı, tutmaz. Bu uğurda Kürdistan Özgürlük Şahinleri’nin (TAK) kahraman fedaileri olarak hangi bedeller verilmesi gerekiyorsa bundan çekinmeyecek ve halkımızı pazarlık konusu yapan devletleri affetmeyecek, darbeleyeceğiz.

Türkiye’nin imha ve inkar siyasetinden vazgeçmemesi, Avrupa ülkelerinin de bu siyasete katılıp rol almaları Türkiye de bulunan turistlerinin ve tesislerinin hedeflenmesi gerçeğini doğuracaktır. Biz Türkiye turizmini hedeflerken, Türkiye ye gelen özelde Avrupa’lı turistleri de hedefleyeceğiz. Bunun için şimdiden uyarıyoruz hiçbir turist Türkiye ye gelmesin, geliş hazırlıkları yapmasın biz daha öncede hedeflerimizi söyledik ve vurduk.  Türkiye ye gelmeleri halinde hedef olacaklardır.

Teyrêbazên Azadiya Kurdistan (TAK)

15.02.2007