2010 BASIN AÇIKLAMALARIMIZ

Basına ve kamuoyuna

  

DERWÊŞ ARKADAŞ ÖLÜMSÜZDÜR, ANISI MÜCADELEMİZDE YAŞAYACAKTIR!..

31 Ekim 2010 Tarihinde İstanbul Taksim Meydanında, Türk Faşizminin polis gücüne karşı gerçekleştirilen eylemi TAK olarak üstleniyoruz. Bu intikam eylemi örgütümüz TAK’ın komuta kademesinde yer alan Derwêş (Vedat Acar) Arkadaşımızın kendi inisiyatifi ile örgütlendirilmiş ve hayata geçirilmiştir.

Örgüt olarak geçen süreçte gerektiği zaman açıklamalarımızı yaptık ve tutumumuzu belirledik. TC faşizmine hiç bir zaman güven duyulmayacağını başından beri belirttik. Nitekim Başkan Apo’nun tüm samimi barış çabalarına rağmen Kürt halkına ve O’nun her türlü siyasi güçlerine karşı saldırılar azalmamış, aksine giderek daha sinsi yöntemlerle artmıştır. Tutuklamalar arttırılmış, Kürt çocukları ya öldürülmüş ya da zındanlara doldurulmuştur. Bu kirli siyasete karşı tutumunu belirleyen TAK’ın yiğit militanı Derwêş arkadaş kendi inisiyatifi ile bu eylemi geliştirmiştir.

Derwêş arkadaş çeşitli biçimlerde dile geldiği gibi farklı bir örgütün değil örgütümüz TAK’ın komuta kademesinde yer alan bir üyemizdir. 2005 yılında örgütümüze katılan Vedat Acar arkadaş farklı kamplarımızda eğitimler görmüş ve ardından birçok pratik faaliyet yürütmüştür. Yine örgütümüz bünyesinde örgütlendirilen intihar komandoları çalışmasına dahil olmuş ve bu temelde faaliyetlere katılmıştır. Yürüttüğü tüm görevlerde başarılı pratikler ortaya çıkaran Derwêş arkadaş Türkiye metropollerinde de çalışmalar yürütmüş ve başarılı birkaç eylem gerçekleştirmiştir. Başarılı pratiklerinin ardından örgütümüzün komuta kademesinde yer alan arkadaşımız son bir yıldır da TAK’ın Türkiye metropollerindeki çalışmalarında sorumlu düzeyde görevler almıştır. Gerçekleşen bu eylem böylesi bir görev ve sorumluluk anlayışı ile kişisel inisiyatif ile geliştirilmiştir.

Halkımıza karşı cellad kesilen Türk polisine karşı Komutan Derwêş arkadaşın geliştirdiği bu eylemi provakatif bir eylem olarak gösteren ve gerçekliğinden saptıran çevreleri ibretle izliyoruz. Bu çevreler kendini halkının özgürlüğüne adamış fedai Kürt Gençlerini değil, Kürt Halkının Önderine ve tüm değerlerine saldıran, yok etmeyi amaçlayan, kendilerini ve binlerce yurtseveri tutuklayan faşist-sömürgeci Türk devletini ve onun uşaklarını kınamalıdırlar. Hiç kimsenin kutsal şehitlerimiz üzerinde tartışma yürütme ve siyaset yapma hakkı yoktur. Bu çevreleri ciddi ve şehitlerimize karşı saygılı olmaya davet ediyoruz.

Yine Komutan Derwêş’in eylemi, bazı çevrelerin çarpıttığı gibi sivillere karşı değildir. İstenseydi Cumhuriyet kutlamalarını yüzlerce sivilin öleceği ortamlara dönüştürebileceğimiz imkan ve güce sahip olduğumuzu bu çevrelerin bilmesi gerekir. Zaten bu eylemin hedefinin tümüyle polislere dönük olduğu ve bu temelde de sonuç aldığı yeterince aşikardır. Bunun tersi iddia ediliyorsa İstanbul Valiliğini yaralanan sivillerin kimliklerini açıklamaya davet ediyoruz.

Yapılan bu eylemi PKK’nin ateşkes kararıyla ilişkilendiren yaklaşımlar da hiç bir anlam içermemektedir. PKK’nin bu kararı ile bir ilgimiz olmadığı gibi TAK olarak herhangi bir ateşkes kararımız olmamış ve böylesi bir açıklamamız yapılmamıştır. Şimdiye değin TAK’ın eylem silahlarını susturmasına neden olacak herhangi bir gelişme tarafımızca görülmediği gibi içinde bulunuduğumuz süreçte de bu konudaki görüşümüzü korumaktayız.  Başından itibaren savaş pozisyonumuzu koruduğumuzu, her türlü inkar ve imha amaçlı saldırıya cevap olacağımız belirttik. Komutan Derwêş’in eylemi de bu tutumun bir gereği olarak hayata geçmiştir. Bu anlamıyla halkımıza karşı saldırılarını sürdüren Türk Faşizminin her türlü güçlerini tekrar uyarıyoruz. Bu tutumlarından vazgeçmedikleri sürece, er ya da geç  TAK’ın intihar komandolarının hedefi olmaktan kurtulamayacaklardır. Kürt halkına, değerlerine karşı katliamlar sürdükçe TAK da eylemlerine devam edecektir. TAK Türk polisinin ve her türlü paramiliter gücün saldırılarına karşı Kürt Halkının kılıcı olma sözünü yerine getirecektir.

Derwêş ark bu kararlılık ve inançla yaşamını taclandırmış ve şahadete ulaşmıştır. Yurtsever Kürt Halkını kahraman komutanı, Derwêş arkadaşın fedai eylemine layık bir şekilde cenazesine görkemlice sahiplenmeye davet ediyor, Komutan Derwêş’in bizlere bıraktığı mesaj ve anısını yaşamsallaştırmaya çağırıyoruz.

Eyleme ilişkin ayrıntılar ve Komutan Derwêş’in yaşamı hakkında daha geniş bilgileri önümüzdeki günlerde tüm kamuoyu ile paylaşacağız.

BİJÎ SEROK APO

BİJÎ FERMANDAR DERWÊŞ

BİJÎ KURDİSTAN

YAŞASIN YİĞİT KÜRT GENÇLİĞİ

KAHROLSUN TÜRK FAŞİZMİ

YAŞASIN TAK

04.11.2010

Teyrênbazên Azadîya Kurdistan (TAK)

————————————————————————————

BASINA VE KAMUOYUNA

1. KONGREMİZDE ORTAYA ÇIKARDIĞIMIZ ÖRGÜTSEL NETLEŞME İLE ÖZGÜRLÜK SAVAŞINI YÜKSELTECEĞİZ

Başta Başkan Apo olmak üzere Kürt Halkının her türlü özgürlük iddia ve dinamiğinin çok yönlü bir saldırıya tabi tutulduğu bir dönemden geçiyoruz. 17 Kasım Darbesi ile başlayan bu süreci Başkan Apo Ölüm çukuru ve nefessiz bırakma olarak tanımlamıştır. Bu durum, kendisi eski olan; özü inkar, imha ve katliam olan TC faşizminin Kürt siyasetinin son biçimi olmaktadır. Teslimiyet ve işbirlikçilik dışında bir duruşun sahibi olan tüm Kürtler bu saldırının hedefindedir.

Bunlar bilinmediği ya da fark edilemeyecek hususlar olduğu için belirtmiyoruz. Düşman kendi yaklaşımında karar ve uygulama olarak nettir. Vurgulamak istediğimiz bunun ancak bundan daha net ve kararlı bir direniş ve mücadele ile geri püskürtülebileceği gerçeğidir. Biz TeyrêBazên Azadîya Kurdistan olarak bu süreçte gerçekleştirdiğimiz 1. Kongremizin aydınlatıcılığı ile bu gerçek temelinde önümüzdeki süreçte özgürlük savaşını yükselteceğimizi bir kez daha belirtmek istiyoruz.

Bilindiği gibi biz 2006 yılının ortalarında kendimizi, hedeflerimizi Kuruluş Bildirgemiz ile ilan etmiştik. O günden bu güne geçen süreçte hem savaşın sıcaklığı içinde hem de örgütsel mücadele keskinliği ile TAK kendisini bir savaş örgütü olarak yetkinleştirmiştir.1. Kongremiz bunu zirveleştirmiştir.

1. Kongremiz, özellikle 2008-2009 yılları olmak üzere geçmiş süreçte mücadele pratiğimizi zayıf kılan, düşman karşında savaşı yükseltmemizin önünde engel olan liberal, ikircikli yaklaşımları açığa çıkartmış ve mahkum etmiştir. Hala dışımızdaki farklı güçlerin mücadele çizgisinden kendisini kurtaramayan, kendini TAK ‘ın savaş stratejisi ve eylem çizgisinde netleştiremeyen duruş ve anlayışlar Kongremizin köklü değerlendirmeleriyle bertaraf edilmiştir. Bu temelde geçmiş süreçte yaşadığımız sorunlarımız kapsamlı ele alınmış ve örgütsel bir netliğe ulaşılmıştır. .

1. Kongremiz Başkan Apo ve Kürt Halkı üzerindeki faşizan imha ve inkar siyasetini, bu temelde geliştirilen bölgesel ve uluslararası emperyalist ittifakları değerlendirmiştir. Kuruluş gerekçemiz ve mücadele felsefimizi üzerine oturttuğumuz temel tespitlerimizden biri olan, “Topyekun bir savaşın” tüm unsurları ile yürütülmesi ve örgütlendirilmesi gerektiği gerçekliği hala tüm yakıcılığı ile geçerliliğini koruduğu Kongremiz tarafından bir kez daha belirlenmiştir.

Kongremiz, Kürt Halkının yaşadığı mevcut durumun nedenlerinden biri olarak TC’nin faşist zihniyetini değerlendirirken, esas nedenin bu zihniyete karşı Kürt Halkının, tereddütsüz ve kaygısız mücadelesini yürütecek bir savaş örgütünden yoksun olduğu biçiminde bir tespite varmıştır. Tüm iç sorunlarını netleşme ve kararlaşma yönünde aşarak daha yetkin bir savaş örgütü olarak TeyrêBazên Azadîya Kurdistan  artık tüm savaş mevzilerini doldurma kararlılığına ve gücüne her zamankinden daha fazla sahiptir.

1.Kongreyle eylem tarz ve taktiği ile hedeflerimizde daha fazla netleşmiş bulunmaktayız. Bizim açımızdan düşmanın topyekün bir saldırı ve imha savaşı yürüttüğü nettir. Bunun karşısında topyekün bir direniş savaşının geliştirilmesi gerektiği noktasında da hiçbir tereddütümüz yoktur. Geçen süreçte içimizdeki tereddütlü ve kaygılı duruşlar eylem ve savaş kapasitemizi sınırlandırmıştır. Başta Başkan Apo’nun içinde tutulduğu koşullar olmak üzere Kürt Halkının günlük yaşadığı her yönlü saldırı yürütülenin yüz katı daha şiddetli bir savaşın geliştirilmesi için gerekli meşruiyeti ve hakkı bize fazlasıyla vermektedir. Bizim bu hakkımızı sonuna kadar kullanacağımızdan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Bu kapsamda herkesin bilmesini istiyoruz ki, önümüzdeki dönemde;

Başta Türkiye metropolleri olmak üzere her yer bizim için savaş alanıdır.

Asker ve sivil bürokratlar başta olmak üzere faşizmin sosyal tabanı da dahil mevcut sistemi yürüten ve destekleyen herkes bizim hedefimizdir.

Mevcut inkar ve imha sisteminin hizmetine girmiş tüm hain, ajan, işbirlikçi ve teslimiyetçi kesimler bu duruşlardan vazgeçmedikleri sürece hedefimiz olmaktan kendilerini kurtaramayacaklardır.

Başta AKP, MHP ve CHP olmak üzere mevcut faşist siyasetin yürütülmesinden rol oynayan herkes mutlaka hesap sorulacağını bilmelidir.

Sistemi koruyan bütün askeri kurum, kuruluş, karargah, üs ve tüm kolluk kuvvetleri intikam eylemlerimizin hedefinde olacaklardır. ,

Ayrıca turizm ve savaşa direk destek sunanlar başta olmak üzere mevcut faşist sistemi besleyen tüm ekonomik kurum, kuruluşlar hedefimiz olacaktır. Bu vesileyle Türkiye’de bulunan ve gelmeyi düşünen tüm turistleri tekrar uyarmak istiyoruz. Yaşanan savaşın hedefi olmak istemiyorsanız Türkiye’yi derhal terk edin ve Türkiye’ye gelmekten vazgeçin.

Bu temelde egemenlerin oluşturmuş olduğu sahte savaş hukukunun kendileri tarafından uygulanmadığı sürece bizim için de geçersiz olduğunu belirtiyoruz. Kürt Halkına ve mücadele eden tüm kesimlere hiçbir hukuk gözetilmeksizin bir imha dayatılırken kimse bizden oluşturulmuş bu sahte kurallara uymamızı beklememelidir. Bizim için bundan sonra sadece topyekun savaşın gerekleri ve hukuku belirleyici olacaktır.

TAK  olarak belirttiğimiz hedeflere karşı fedai eylem, suikast, sabotaj, baskın, rehin alma benzeri her türlü eylem biçimi ve taktiğini yerine göre ve sonuç alıcılık temelinde fedai intikam ruhuyla ve askeri ustalıkla uygulayacağız.

1.Kongremiz Kürdistan’daki mevcut mücadele güçleri ve dengeleri değerlendirerek ilişki ve ittifak politikamızı netleştirmiştir. Kürdistan ve Türkler adına mücadele etme iddiasında olan birçok güç olmakla beraber, var olan işbirlikçi ve teslimiyetçi duruşları zihniyette ve pratikte aşamadıklarından dolayı bunlar mücadele anlamında ciddi bir varlık gösterememektedirler. Buna karşı bu teslimiyetçi ve işbirlikçi duruşları zihniyet ve pratik olarak aşma iddiasında olan HPG ve bazı radikal Türk Sol örgütleri mücadelenin gereklerini tamamıyla yerine getirememektedirler. Özellikle Kürt Halkının Özgürlük Mücadelesinde belli bir etkinliği olan HPG’nin mevcut sahip olduğu gücün esas kaynağı da Başkan Apo’nun felsefesini benimsemiş olmalarıdır. Bugün hala zihniyet olarak aynı iddiada olduklarını belirtseler de mevcut mücadele çizgileri bunu karşılamamaktadır. Bugün mücadele olarak yaşadıkları pasifizm bundan kaynaklanmaktadır. Düşman gerçekliği karşısında hala korudukları savunma pozisyonunda kalma durumunda ısrar ederlerse tarih, giderek bu güçlerin sürecin dışına itileceklerini gösterecektir.

TeyrêBazên Azadîya Kurdistan eleştiri haklı saklı kalmak kaydıyla Başkan Apo’nun felsefi, ideolojik çizgisini sahiplenme, temsil etme ve özgürlüğü için mücadele etme iddiasında olan her güç ve kesimle eşit ve bağımsız temelde dostane bir ilişki geliştirmeye açıktır. TeyrêBazên Azadîya Kurdistan  var olan pasifizmi aştırma temelinde böylesi güçlerle geçici eylemsel ittifaklar geliştirmeye açıktır. TAK var olan pasifizmi aştırma temelinde böylesi güçlerle geçici eylemsel ittifaklar geliştirmeye açık olacaktır.  TAK  kendi kendine yeten, kendi ayakları üzerinde duran bir savaş örgütüdür.

Son olarak şunu belirtmek istiyoruz ki Başkan Apo ve Kürt Halkının özgürlüğü sağlanmadan kimse rahat uyumayacaktır. TeyrêBazên Azadîya Kurdistan mevcut örgütsel birikim ve eylemsel kapasitesini bunu dosta ve düşmana gösterebilecek güçte ve kararlılıkta bir savaş örgütüdür. Bu temelde tüm Kürt Halkını  yükselteceğimiz topyekün savaşı sahiplenmeye, Yiğit Kürt Gençliğini de bulundukları her alanda birer Özgürlük Şahini olarak örgütlemeye çağırıyoruz.

Bijî Serok Apo

Bijî Kurdistan a Serbixwe û Azad

Yaşasın Kürt Halkının Savaş Örgütü TAK

Yaşasın 1. Kongremiz

TeyrêBazên Azadiya Kurdistan

24 OCAK 2010