2011 BASIN AÇIKLAMALARIMIZ

Basına ve kamuoyuna

  

FAŞİZMİ AŞAN UYGULAMARA KARŞILIK TOPYEKÜM SALDIRI

Türk Devletinin son dönemlerde faşizmi aşan uygulamaları ile top yekun saldırıyla Kürt Halkı üzerinde yürüttüğü katliam ve imha politikaları artık tahammül sınırlarımızı zorlamıştır. Legal demokratik alanda mücadele eden tüm onurlu Kürt siyasetçileri hiçbir hukuki gerekçeye dayandırılmadan keyfi yaklaşımlarla rehin tutulmaları, halkımızın her türlü demokratik tepkisine karşı bastırma, işkence, tutuklama ve katletmeyle cevap veren Türk Devleti yönetimi ve hükümeti hiçbir savaş ilke ve ahlakına sığmayan kimyasal silahlarla savaşarak gerçek niyetini ve amacını göstermiştir.

Özellikle bizim için varlık sebebimiz olan Başkan APO üzerinde, her geçen gün artan baskı, bizi geri dönüşü zor ve hayali bile güç olan bir sürece sokmuştur. Daha önce yapmış olduğumuz bir açıklamamız da:”Her zaman Başkan APO ’nun barış girişimlerine anlam verdiğimizi belirtmiştik. Her zaman sorunları barışçıl yöntemlerle çözmeye çalışan Başkan APO bugün de aynı arayışlarını sürdürmektedir. Bu nedenle biz  bir eylemsizlik veya ateşkes kararına gitmesek de yeri geldiğinde eylemlerimizi alt düzeye çektik. Bu düşman gerçekliğinin bizim için anlamındaki bir değişiklikten ziyade Başkan APO ve onun etrafında kilitlenen halkımıza karşı sorumluluk ve saygımızın gereğidir.” demiştik.  Fakat son dönemlerde yapılan faşizan uygulamalar gösteriyor ki, eylem anlayışımızdaki hassasiyet ve seçicilik anlamsızlaşmıştır.  Artık bu günden sonra Türkiye de her türlü eylem yapma boyutunda TAK militanları olarak gereken cevabı eylemlerimizle ortaya koyacağız. Başkan APO’ ya,  Halkımıza yapılanların bedelinin ne olduğunu tüm Türkiye ve Dünya kamuoyu görecektir. Şimdiye kadar gerek siviller,  gerekse de turistler konusunda gösterdiğimiz hasiyet bu günden sonra geçersizdir.

İran devletinin saldırıları Kürt Halkının Özgürlük damarlarını kökten kesme ve iradesini kırma temelinde gelişmektedir. Bu konuda direk İran’a ve içlerine dönük bir yönelim değil ama İran’ın Türkiye de ki tüm vatandaşları ekonomik ve siyasi temsilcileri de hedef alacaktır. Artık bu yoldan dönülmez bir hal alan bu saldırılara gereken cevabı vereceğiz.

Halkımız, bir savaş örgütü olan TAK’ ın bu süreçte üzerine düşen bu sorumluluğu en güçlü şekilde yerine getireceğinden hiç bir şekilde şüphe duyulmasın. Fedailiği kendisine esas alan örgütümüz ve bugün Türkiye’nin her yerine dağılan kadrolarımızın başta komutan DERWEŞ yoldaş olmak üzere tüm şehitlerimizin izinden bu süreci karşılamada hiç bir tereddüt göstermeyeceklerdir.

BİJÎ SEROK APO

BİJÎ KURDİSTAN

YAŞASIN YİĞİT KÜRT GENÇLİĞİ

KAHROLSUN TÜRK FAŞİZMİ

YAŞASIN TAK

21.08.2011

Teyrênbazên Azadîya Kurdistan (TAK)

————————————————————————————

TAK EYLEM ÇİZGİSİNDE KARARLI,  HEDEFİNDE NETTİR …

Resmi site adresimizin uzantısını değiştiren bazı tetikçiler  TRT ile işbirliğine girerek, önce bizim adımıza İbrahim Tatlıses’e yapılan saldıyı üstlendiler ardındanda TRT’nin borazanlığıyla bunun haberini duyurarak olayı saptırmaya, kamuoyunu yanıltmaya çalışıyorlar. 16 Mart günü TRT’nin internet sitesinde  “İbrahim Tatlıses’e silahlı saldırıyı TAK’ın  üstlendiği” bildirilerek aslı olmayan yalan haberlerle  tamamen Türk sömürgeci devletinin ve onun özel savaş organlarının suçluluk piskolojisinin neden olduğu kendilerini kamufle etme telaşı ile kendi pisliklerinin üstünü örtmeye çalıştıkları anlaşılmaktadır. Sıradan bir internet kullanıcısının bile rahatlıkla fark edeceği bu tür ucuz sanal sahtekarlıklarla asıl faillerinin bulunmasının önünü kapatma çabasına girişmişlerdir.

Şu açıkça bilinmelidir ki  bu tür haberlerle AKP’nin bu şekilde  yalan ve kirli yüzü bir kez daha ortaya çıkmıştır.  Olayın oluş biçimi ve sonuçları ve içine girilen bu son oyun, İbrahim Tatlıses’e yapılan saldırının tamamen önceden planlanmış ve gerçekleştirilmiş bir kontrgerilla eylemi olduğunu göstermektedir.

Şunu herkes bilmektedir ki TAK sözü ve eylemi ile Kürt halkının savaş örgütüdür. Eylem çizgisinde kararlı hedeflerinde nettir. Hiç bir saldırı  bizim önümüzde engel olmadı, olmayacaktır.

Yasasın savaş örgütümüz TAK

Teyrêbazên Azadiya Kurdistan (TAK)

17.03.2011

————————————————————————————

DAHA FAZLA MÜCADELE ve DAHA FAZLA EYLEM KARARLILIĞI !..

16 Şubat’ta başlayan ve 20 Şubat’ta tamamlanan yönetim toplantımızın içeriği ve sonuçlarını Halkımız ve genel kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.

Kürt Halkının tarihinde kara bir leke olarak duran ve Başkan Apo’nun esaretiyle sonuçlanan komplonun yıldönümünde başlattığımız toplantımız tartışma ve kararlarını bu eksende değerlendirmiştir. Kürt halkının düşman devletler tarafından saldırıya uğradığı ve ihanetçi işbirlikçi güçler tarafından da arkadan hançerlendiği 15 Şubat 99 tarihinden bu yana aynı siyaset çok derin ve sinsi bir şekilde uygulanmaya çalışılmıştır. Halkımız,  Başkan Apo etrafında kenetlenmiş ve bugüne kadar direnişini sürdürerek tüm dünyaya karşı iradesini ortaya komuştur. Bu geçen yıllarda da halkımızın yürüttüğü mücadele çeşitli süreçlerden geçmiştir. Ancak ortaya çıkan, komployu planlayan, gerçekleştiren ve buna işbirlikçilik yapan güçlerin niyetlerinde hiçbir değişikliğin olmadığıdır. Şex Said’e, Seyid Rızaya ve Halkımıza  ne planlandıysa 99’da gerçekleştirilmek istenen yine aynıdır. Ağrı’da betonun altına gömülmek istenen ile bugün zındanlarda, toplu mezarlarda tüketilmek istenen yine aynı halktır. Değişen sadece dış güçlerin ve faşist Türk Devletinin dönemsel konseptleridir. Öz sürekli korunmaktadır.

 

Toplantımız yaptığı süreç değerlendirmesinde, geçmişte yapmış olduğu bu tespiti bir anlamda tekrardan teyit etmiştir. Son altı ayda Kürt Halkının hiç  bir talebi yerine getirilmemiş, aksine en basit girişimler dahi en sert şekilde bastırılmıştır. Kürt halkı meydanlarda dövülmüş, gözaltına alınmış, işkencelerden geçirilmiştir. Siyasetçileri serbest bırakılmamış, yenileri tutuklanarak cezaevleri adeta Kürtlerin evi haline getirilmiştir. Her gün bir yenisinin açıldığı toplu mezarlara karşı hiç bir özür girişimi gelişmemiştir. Türkiye toplumu tüm bunlara karşı her zamanki gibi sağır, dilsiz bırakılmıştır. Her gün bir tarafı çatlayan, sürekli bir yanından açık veren Türk Devleti Kürtlere karşı tarihine yaraşır bir şekilde hükümetiyle, muhalefetiyle, ordusuyla, bürokrasisiyle, emniyeti ile tek vücut olmayı yine başarmıştır. Bu sadece bugünün değil 1920’lerin, 30’ların, 70’lerin, 80’lerin ve 90’ların Türkiye’sinin tablosudur. Bu durum TAK olarak bizi hiç şaşırtmamaktadır.

Bir taraftan direnen kesimlere karşı her türlü saldırıyı geliştirmede geri durmayan Türk Devleti diğer taraftan her gün biraz daha yükselen direniş karşısında denize düşen yılana sarılır misali düşkünler tayfasından kendisine işbirlikçi ve hain devşirmektedir. Onlardan medet ummaktadır. Adları ne olursa olsun (Perwer, Metiner, Kızılkaya v.b) Kürt halkı bu yılanları tanımaktadır ve Kürt halkı tüm tarihsel bilinciyle ihanet ve işbirliğin cezasız bırakılmaması gerektiğinin farkındadır. T.C devleti ve her türden kurumuyla, her ne ad altında olursa olsun, böylesi bir ilişki içinde olan ve başta Başkan Apo olmak üzere Kürt halkının direniş ve mücadele değerlerine karşı saldırı içinde olanlara, bu değerlere dil uzatanlara hatırlatmak isterizki TAK Kürt halkının vicdanının adelet  kılıcıdır. Ve Kürt halkının vicdanı rahatlamadan hain ve işbirlikçileride yataklarında rahat uyutmayacaktır.

Kürt halkı bugün kendi topraklarında, bunca zenginlik içinde tam bir dilenci haline getirilmiştir. Mecliste, mahkemelerde kendi hakkı için dilenir duruma gelmiştir. Bugün Kürt Halkı bir anlamıyla kendi özgürlüğünü yakalamak için en büyük imkanları yaratmışken diğer taraftan en çok küçük düşürüldüğü, hiçe sayıldığı bir dönemi yaşamaktadır. Halkımız her yerde sokakları doldurup günlerce faşist güçlere karşı savaşırken;  Türkiye tüm organları ile bu olan bitenleri hiçe saymaktadır. Kürt gençleri ve kadınları tarihte eşi görülmemiş bir direnişi şehirlerde geliştirirken Türk medyası bunları olmamış gibi göstermektedir. Teker teker açılan toplu mezarlara iş makinaları ile girmektedirler ve ortaya çıkan gerçekleri ters yüz etmektedirler.

Bu Kürt Halkının aşağılanmaya ve küçük düşürülmeye çalışıldığının tablosudur. Bunun başka bir tarifi yoktur. Başka tarif yapmaya çalışmanın herhangi bir siyasi anlamı olmayacağı gibi bir gafletin ötesine de geçmeyecektir.

Biz TAK olarak her zaman Başkan Apo’nun barış girişimlerine anlam verdik. Bu Başkan Apo’nun yüce bir insan olması ile ilgilidir. Her zaman sorunları kendi yöntemleri ile çözdüğü gibi bugün de aynı arayışlarını sürdürmektedir. Bu nedenle biz  bir eylemsizlik veya ateşkes kararına gitmesek de yeri geldiğinde eylemlerimizi alt düzeye çektik. Bu düşman gerçekliğinin bizim için anlamındaki bir değişiklikten değil Başkan Apo etrafında kilitlenen halkımıza karşı sorumluluk ve saygımızın gereğidir.

Ancak görünüyor ki ilk günden beri yaptığımız açıklamaların doğruluğu tekrardan kendisini açığa çıkarmaktadır. Toplantımız bu gerçeklik karşısında Kürt halkının bu gün herzamankinden daha fazla direnişi ve savaşı yükseltme gerekçelerine ve imkanlarına sahip olduğu tespitinden hareketle yeniden direniş, daha fazla mücadele ve daha kapsamlı eylem kararlılığına ulaşmıştır. Bu gün içinden geçtiğimiz süreçte ezilen ortadoğu halklarının önü alınamaz öfkesi, hergün diktatörleri birer birer yıkıyorken, Kürt halkının binlerce yıllık direnişinin soy damarını temsil eden karekteri, 20 yüzyılı baştan başa dolduran isyan ve mücadele pratiği ve sahip olduğu örgütleme düzeyi ile daha fazlasını başarma gücüne sahip olduğundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

TAK olarak toplantımızın hemen ardından tüm çalışmalarımız ve kadrolarımız bu temelde örgütlenmeye başlamıştır. Halkımızın bir savaş örgütü olan TAK’ın bu süreçte üzerine düşen bu sorumluluğu en güçlü şekilde yerine getireceğinden hiç bir şüphe duyulmasın. Fedailiği kendisine esas alan ve bugün Türkiye’nin heryerine dağılan kadrolarımızın başta komutan Derweş yoldaş olmak üzere tüm şehilerimizin izinden bu süreci karşılamada hiç bir teredüt göstemeyeceklerdir.

BİJÎ SEROK APO

BİJÎ KURDİSTAN

YAŞASIN YİĞİT KÜRT GENÇLİĞİ

KAHROLSUN TÜRK FAŞİZMİ

YAŞASIN TAK

04.03.2011

Teyrênbazên Azadîya Kurdistan (TAK)