slider image 1

Ş.Andok SERHAT(Burak Yavuz)

  Kod Adı: Andok SERHAT

  Adı Soyadı: Burak Yavuz

  Doğum Tarihi ve Yeri: 1986 / Suruç     

  Anne Adı: Nahide

  Baba Adı: Mehmet

  Şehadet yeri ve Tarihi: 10.12.2016 – İstanbul

 Detaylar...

slider image 1

ŞEHİT Rojhat WELAT(Serdar Kayardı)

  Kod Adı: Rojhat WELAT

  Adı Soyadı: Serdar Kayardı

  Doğum Tarihi ve Yeri: 1987 / Kayseri-Sarız     

  Anne Adı: Adile

  Baba Adı: Tahsin

  Şehadet yeri ve Tarihi: 07 Nisan 2016 - Bolu

 Detaylar...

slider image 1

ŞEHİT Doğa JİYAN(Seher Çağla Demir)

  Kod Adı: Doğa JİYAN

  Adı Soyadı: Seher Çağla Demir

  Doğum Tarihi ve Yeri:     

  Anne Adı:

  Baba Adı:

  Şehadet yeri ve Tarihi: 13 Mart 2016 - Ankara

 Detaylar...

slider image 1

ŞEHİT ZINAR RAPERÎN (ABDULBAKİ SÖMER)

  Kod Adı: ZINAR RAPERÎN

  Adı Soyadı: ABDULBAKİ SÖMER

  Doğum Tarihi ve Yeri: 1989/ VAN-Gürpınar      

  Anne Adı: Keside

  Baba Adı: Musa 

  Şehadet yeri ve Tarihi: 17 Şubat 2016-Ankara

 Detaylar...

slider image 1

ŞEHİT DERWÊŞ ŞİNO (Vedat ACAR)

   Kod Adı: DERWÊŞ ŞİNO

   Adı Soyadı: Vedat ACAR

   Doğum Tarihi ve Yeri: 1984 / VAN      

   Anne Adı: Şehriban

   Baba Adı: Ali Eşref 

   Şehadet yeri ve Tarihi: 31 Ekim 2010- İstanbul

 Detaylar...

slider image 4

ŞEHİT ERDAL ANDOK (GÜVEN AKKUŞ)

   Kod Adı: ERDAL ANDOK

   Adı Soyadı: GÜVEN AKKUŞ

   Doğum Tarihi ve Yeri: 1979 - İSTANBUL     

   Anne Adı: ŞÜKRAN

   Baba Adı: HÜSEYİN

   Şehadet yeri ve Tarihi: 22.05.2007 - ANKARA

 Detaylar...

ŞEHİT Munzur CİWAN ÇİYA(ÖMER BAYRAM)        

                   

 

Kodadı : MUNZUR CİWAN ÇİYA  

Adı Soyadı : ÖMER BAYRAM

Doğum Tarihi ve Yeri : 01.01.1987 / AMED-LİCE –Oyuklu Köyü  

Anne Adı : FATMA

Baba Adı : HÜSEYİN

Şehadet Tarihi ve Yeri : 7 NİSAN 2016 - BOLU

   

BASINA VE KAMUOYUNA

Munzur Yoldaş 1987’de Amed’in Lice ilçesine bağlı Sinê (Oyuklu) Köyü’nde doğmuştur. Küçük yaştan itibaren TC’nin faşist gerçekliğiyle yüzleşen Munzur yoldaş yurtseverlik bilinciyle yetişmiş, intikam duygularını her zaman büyütmüştür. Gençliğinde Üniversite’de faşizme karşı aktif çalışma yürütmüş 2011’in Şubat ayında saflarımıza katılarak TAK savaşçısı olarak mücadelesine devam etmiştir. TC’nin Önderlik ve Kürt Halkı karşısındaki vahşi saldırılarını hiç bir zaman sindiremeyen Munzur arkadaş birçok çalışma yürütmüş; faşizme, uzantılarına gereken cevapları vermiştir. Kürt Halkının yiğit evladı Munzur Yoldaş, uzun yıllar beraber çalışma yürüttüğü Rojhat Yoldaş ile omuz omuza TC’nin çetelerine karşı Bolu’da girmiş olduğu çatışma sonucunda şehit düşmüştür.

Munzur Yoldaş Ölümsüzdür

Yaşasın Kürtler ve Kürdistan

Yaşasın TAK

Teyrêbazên Azadiya Kurdistan (TAK)

02 – 05 - 2016

****************

Munzur CİWAN ÇİYA Arkadaşımızın Fedai Eylem Raporudur : 

 (*bu yazı Munzur arkadaşın göreve gitmeden önce Rojhat arkadaşla birlikte yaptığı ses kaydından yapılan alıntılardan oluşmaktadır.)

  Çocukluğumun geçtiği dönemler düşmanın Kürdistan’a yönelimlerinin en çok yoğun olduğu, köy boşaltmaların yoğunlaştığı dönemlerdir. Çocukluğum 90’lı yıllara denk geldi. Bizim hem aile ve hem köy düşmanın bu yönelimlerinden nasibini almıştır. Hala düşmanın köyü basmalarını, yaşanan çatışma ve mermi seslerini hatırlarım; hesaplarsak belki de birkaç yıl böyle geçti. Şimdi bile dönüp baktığımda katılımımın o esaslar üzerinden olduğunu görürüm. Bununla birlikte sonraki dönemlerde, bunca şey yaşamış olmama rağmen sistemi yaşamayı istediğim zamanlar olmuştur. Bir genç olarak bazı nedenlerden dolayı ya da özellikle okul okuduğum dönemlerde sisteme ilgim olmuştur. Hatta bunun için kendimi bir süre zorladığımı, denemelerimin olduğunu da söyleyebilirim fakat o zamanlarda karşıma çıkan duvar aslında geçmişte yaşadıklarımın bende yarattığı o derin duygular, kin ve öfke olmuş, sonuçta beni durdurmuştur. Artık o dönemlerden sonra her şey netti; ya Özgürlük Hareketine katılacaktım ya da sistemi yaşayacaktım. Bu yoğunlaşmayı lisenin son dönemlerinde ve üniversite yıllarımda oldukça yaşadım. Aslında lise dönemlerinde de katılma isteğim vardı fakat oraları da görme istiyordum. Şu açıdan görmek istiyordum; katılmadan önce çalışmaları görme, Hareketi daha çok tanıma isteğim vardı. Bu nedenle kendim bilinçli olarak Türkiye’nin en faşist şehirlerini tercih ettim. Çünkü yurtseverliğimin oralarda daha derinleşmesini istiyordum. İsteğim de oldu, Türkiye’nin en faşist şehirlerinden birine gittim. Oraya gittikten sonra düşmanın polislerden halka kadar değerlerimize dönük yönelimler daha önce almış olduğum katılım kararını daha da güçlendirdi ve daha sağlam temellere oturttu. Yaşadığım bazı ortamlar bendeki bazı duyguları aşındırmıştı. Üniversite sürecinde yaşadıklarım tekrardan güçlendirdim, pekiştirdim. Ve ondan sonra Özgürlük Hareketine katıldım.

  Katıldıktan hemen sonra gittiğim ortamda fedailik yoğunlaşmasını erkenden yakalama şansı elde ettim. Bununla ne yapmak istediğim konusunda karar verme benim için çok önemli bir konuydu ve bunu hep güçlü değerlendirmek istedim. Bana sunulan imkana bağlı kalmak istedim ve bu konuda kendime duyduğum güven de vardı. Ne olursa olsun bunun cevabını vermek gerektiğini düşünüyordum. Yani ilk baştan beri yoğunlaşmalarım bu temeldeydi. Yaşadığım yoğunlaşma ve yürüttüğüm tartışmalar sonucunda bu kararlaşmayı yakaladım. Bu kararlaşma insana en fazla sorumluluğu yüklemektedir. Düşmana gerçekten en büyük darbeyi vurmam gerektiği konusu benim için en temel konulardı ve bu benim kendi kendime yaşayacağım yoğunlaşmayla varacağım hususlardı. Eğitim süreçlerinde zorlandığım dönemler oldu aslında. Zorlanmalarım hiç bir zaman beni geriye götürmedi. Tabi daha çok böyle zihinsel anlamda çok aşırı zorlandığım dönemler oldu ama bu dönemlerde hep kendime şunu söyledim: ben bu içimdeki düşmana asla yenilmeyeceğim. Zaten bakıldığı zaman belki bununla ilgili çok şey söylenmiştir. Ama hakikaten temiz kalan bir tarafımız yoktur, yani sistemden kaynaklanan özelliklerden dolayı zorlanmalarım oldu. Yani ruhta, duyguda yaşadığımız o parçalılığı bütünleştirmekte, tam doğrultuya girmekte tüm arkadaşların üzerimde büyük bir emeği olmuştur. Ve ben şimdi de söylüyorum hiç bir zaman o emek boş gitmeyecektir. Yapacağım eylem sonraki katılımın, bağlılığın en büyük göstergesi olacaktır.

  Bizim söyleyeceklerimiz belli düzeydedir, ancak önemli olan daha sonra arkadaşların söyleyecekleridir. Elbette insan yapacağı bir şeye tanım koyarsa, ulaşacağı tanım onun büyüklüğünü gösterir. Bizim de, Heval Rojhat’ın da bahsettiği konular bunlardı. Eylemimizin adı bunlar olacak. Belki bu şekilde, küçük bir nebze bile olsa düşmandan intikam alacağız. Söz verdiğimiz, birlikte bu patikalarda yürüdüğümüz arkadaşların anılarına bağlı kalacağız. Sözün gereğini yerine getireceğimizden de eminiz. Böyle bir şüphemiz yok. Ama beklemek de zordur yani. Şimdi bu kadar çok şey yaşanıyor, gerçekten yerinde durmak kolay değil. O kadar çok şey yapma istemi varken, bu beklediğimiz zaman, belki çok uzun süre değildir ama insana yıllar gibi geliyor. Düşman o kadar soysuz yöneliyor ki Kürdistan’a, Kürdistan Halkına, hatta insanlığa; buna bir tepki göstermemek ya da tepki göstermek için en önde yer almamak için kendimizi zor tutuyoruz. Bizim bir araya gelişimizin nedeni budur yani. En önde yer almak ve en etkili darbeyi vurmak içindir.

  Söylemek istediğimiz o kadar çok şey var ki belki insan bunun bir çoğunu dile getiremez. Öyle durumlarda insanın içinde hakikaten bu dönemde en çok anlattığımız şey var ya, söyleyemediğimiz ya da söylememiz gereken ne kadar çok şey varmış. Herhalde bu birkaç günlük süreçte en çarpıcı gelen şey budur. Söylememiz gereken çok şey var birlikte zaman geçirdiğimiz bütün yoldaşlara. Şimdi de böyle. Bazen bunu sırf şöyle dile getiremezsiniz. İki araya getireceğiniz bir sözle dile getiremezsiniz. Zaman gelir susarsınız. Bazen bir şarkıyla, çoğunlukla da hissedersiniz. Zaman geçirdiğimiz yoldaşlara böyle mesaj gönderirsiniz. Onlar da kesinlikle onu alırlar. Aslında biraz da insanı yaratan odur, güç veren de odur. Bu şekilde, mesela o verdiğimiz söze, şehitlere verdiğimiz, Önderliğe verdiğimiz söze o güçle daha çok bağlı kalırız. O kesindir. Dersimde dedelerimizin bir tane qılamı olsaydı şimdi aslında tüm her şeyi anlatırdı. Mücadelemiz de onları tekrar canlandırmak içindir. Kayıp olan o kadar çok şeyimiz var ki. Düşmanın yok etmek istediği, yok ettiği o kadar şey var ki. Onları tekrar canlandıracağız. Bizimki de bir adımdır. Bizden önceki adımların takipçisi olma ve biraz geliştirme ve bizden sonrakilere ufuk açma anlamında, özgürlüğe daha çok yakınlaştırma, o umudu daha çok güçlendirme ve her zaman yaşamsal kılma... aslında bizim yapacağımız bunun ifadesidir.

  Aslında fedailik üzerinde yoğunlaşmalarımız var. İnsan onu da aktarabilir. Fedailik bence bir bütünlük ifade eder. Eğer bir bütün olunabiliyorsa fedailiği temsil ediyorsunuzdur. O bütünü oluşturan çok farklı parçalar vardır. Başka parçaları bir araya getirdiğinizde –artık o her neyse farklılığını oluşturan- her birinin de özünü kaybetmeden bütünü yakalayabiliyorsanız ya da o şekilde temsiliyeti ifade edebilirseniz, işte fedailik odur. Yani yaşamın temel gerekliliği neyse bizim de temel yoğunlaştığımız konu budur. Bir anlamda fedailiği sistemsel bir şekilde yaşamsallaştırma. Yaşamımızın her alanına bunu bir temel taş gibi oluşturma... çekirdeğimiz odur. Bundan sonra bu şekilde yaşama, gittiğimiz her ortamda, yapacağımız her görevde, nerede olursak olalım, tek ya da birlikte bu temel esas üzerinde yaşamı şekillendirme ve bu şekilde yaşama sahip çıkma. Gerçekten yaşamın temel hakikati neyse fedailiktir. Ona bağlı kalmak ve o şekilde yaşamak Önderliğin bahsettiği özgür yaşama daha çok yakınlaştırır bizi. Fedailik bütün bunlardır. Bütün bunlar olabilmektir.

  Fedailik başkaları için olabilmektir. Ki gerçekten öyledir. Başkaları için olabiliyorsanız; bir halk için, yoldaşlarınız için olabiliyorsanız, yaşamınızın merkezinde siz değilseniz, duyguların merkezinde siz değilseniz, hep başkaları varsa, başkalarını oturtabilirseniz, başkalarını oluşturmuşsanız ve bunlar sizdeki ben kavramından önce yer alıyor ve somutlaşırsa aslında siz fedai olmuşsunuz. Fedai olmakta asıl kavranması gereken şeyi kavramış ve onun üzerinde yol alıyorsunuz. Aslında bizim de bir grup arkadaş olarak oluşturmak istediğimiz budur. Sistemleştirmek istediğimiz yaşam budur. Eylemimizi tanımlamaya çalıştık. Eylemimiz de, bunun tanımı o kadar yani. Bu yaşamak istediğimiz şeyin, ya da oluşturmak istediğimiz yaşamın zirveleştiği an olacaktır. Ki biz de, Heval Rojhat da söyledi, yaşamın aşıklarıyız. Aşık bir insan ne yapar, aşkta ne vardır? Hep başkaları vardır. Aşık olan bir insan, yaşama aşık olan bir inşan, felsefeye-ideolojiye aşık olan bir insan için hiç bir zaman kendisi yoktur. Düşündüğü şeyler hep başka şeylerdir. Fedailik hep o şeyleri yaşamsallaştırmak ya da onların yaşam bulması için, korunması için, gelişmesi için onlar için hiç bir engel tanımadan mücadele etmektir. En önde yer almaktır. Yaşam aşığı böyle olunur. Yaşamın en temel ilkesini savunursan yaşamın aşığı olursun. Onun ilkelerine bağlı kalırsan, geliştirirsen, Önderlik felsefesi ve ideolojisini yaşar ve yaşatırsan, buna engel olabilecek bütün elleri kırarsan yaşamın fedaisi olabilirsin. Ki buraya geliş amacımız budur zaten. Bunları gerçekleştirmek için, en önde yer almak için. Daha çok göğüsleyip ileri götürmek için.

  Aslında son olarak kadın yoldaşlara bir özeleştiri ile insan bitirebilir. Kadın kurtuluş ideolojisine bir erkek olarak sürekli özeleştiri halinde olmamız gereken bir durumdur yaşam. Yaşamda kadın kurtuluş ideolojisine saygı duymak yaşamı temel ilkelerinden biridir. Saygı duymak ve ona göre yaşamak. Bu konuda üzerine düşen ne varsa yapmak; taşıdığımız tüm gerilikleri, yüzyıllardan beri üzerimize katmerleşerek ve bizim de şimdi yaşadığımız o erkek egemen zihniyetine karşı bir duruş sergilemek. Kadın kurtuluş ideolojisini sahiplenmek ve bunu temel ilke olarak yaşamın merkezine alarak yaşamak bir fedainin temel esaslarından bir tanesidir. Biz de bu esaslar üzerinden tüm kadın yoldaşlarımıza sürekli bir özeleştiri verme durumundayız. Sergilediğimiz tüm pratiklerde yeri geldiğinde zorladığımız arkadaşlarla birlikte, bilinçli ya da bilinçsizce tam mücadele vermemenin hakikaten özeleştiri vermemiz gerekir. Belki bu yolla biraz daha arınmayı yaşarız. O eril zihniyetten biraz daha kurtuluruz. En azından bu yolda ilerleriz. Tüm arkadaşlara başarılar dileriz.

Munzur CİWAN ÇİYA

 

TEYRÊBAZÊN AZADIYA KURDISTAN (TAK)

09.02.2017