slider image 1

Ş.Pirdoğan ARARAT(Enes Yıldırım)

  Kod Adı: Pirdoğan ARARAT

  Adı Soyadı: Enes Yıldırım

  Doğum Tarihi ve Yeri: 1991 / Patnos     

  Anne Adı: Naide

  Baba Adı: Şefket

  Şehadet yeri ve Tarihi: 05.01.2017 – İzmir

 Detaylar...

slider image 1

Ş.Andok SERHAT(Burak Yavuz)

  Kod Adı: Andok SERHAT

  Adı Soyadı: Burak Yavuz

  Doğum Tarihi ve Yeri: 1986 / Suruç     

  Anne Adı: Nahide

  Baba Adı: Mehmet

  Şehadet yeri ve Tarihi: 10.12.2016 – İstanbul

 Detaylar...

slider image 1

Ş.Çekdar XEBAT(Kasım Yıldırımçakar)

  Kod Adı: Çekdar XEBAT

  Adı Soyadı: Kasım Yıldırımçakar

  Doğum Tarihi ve Yeri: 1990 / Özalp     

  Anne Adı: Hüriyet

  Baba Adı: İsmail Hakkı

  Şehadet yeri ve Tarihi: 17.12.2016 – Kayseri

 Detaylar...

slider image 1

Ş.Şervan ŞOREŞ DERWEŞ(Kadri Kılınç)

  Kod Adı: Şervan ŞOREŞ DERWEŞ

  Adı Soyadı: Kadri Kılınç

  Doğum Tarihi ve Yeri: 1989 / Kızıltepe     

  Anne Adı: Necla

  Baba Adı: Halit

  Şehadet yeri ve Tarihi: 10.12.2016 – İstanbul

 Detaylar...

slider image 1

Ş.Tîrêj GİVARA DELİL(Musa Özdemir)

  Kod Adı: Tîrêj GİVARA DELİL

  Adı Soyadı: Musa Özdemir

  Doğum Tarihi ve Yeri: 1996 / Nuseybin     

  Anne Adı: Asime

  Baba Adı: Ali

  Şehadet yeri ve Tarihi: 24.11.2016 – Adana

 Detaylar...

slider image 1

ŞEHİT Güven AMARA ROJ(Leyla Basut)

  Kod Adı: Güven AMARA ROJ

  Adı Soyadı: Leyla Basut

  Doğum Tarihi ve Yeri: 1985 / Siirt     

  Anne Adı: Hakime

  Baba Adı: Sabri

  Şehadet yeri ve Tarihi: 08.10.2016 – Ankara

 Detaylar...

slider image 1

ŞEHİT Eylem NEWROZ(Eylem Yaşa)

  Kod Adı: Eylem NEWROZ

  Adı Soyadı: Eylem Yaşa

  Doğum Tarihi ve Yeri: 1984 / Amed Merkez     

  Anne Adı: Hanım

  Baba Adı: Naif

  Şehadet yeri ve Tarihi: 10.06.2016 – İstanbul

 Detaylar...

slider image 1

ŞEHİT Asya GLİDAĞ(ESER ÇALİ)

  Kod Adı: Asya GLİDAĞ

  Adı Soyadı: ESER ÇALİ

  Doğum Tarihi ve Yeri: 13.11.1992 – IĞDIR     

  Anne Adı: SİMZER

  Baba Adı: SALİH

  Şehadet yeri ve Tarihi: 28 Nisan 2016 – Bursa

 Detaylar...

 

 

  5 Ocak 2017 tarihinde İzmir adliyesi önünde gerçekleşen kahramanca eylemi Kürdistan Özgürlük Şahinleri (TAK) olarak üstleniyoruz. Eylemi Şehit Çekdar İntikam Timimiz gerçekleştirmiştir.

  “Huzurlu, güvenli, turizmin ve ticaretin en gözde” şehirlerinden İzmir’de de darbe almış olmaktan, eylemlerimiz karşısında kırılma ve yenilgi noktasına gelmesinden kaynaklı TC sömürgeciliğinin, faşist AKP yönetiminin psikolojik özel savaşla eylemlerimizin açtığı yaraları örtme çabalarının nafile olduğu kesindir. Yerlerde sürünür duruma gelmiş faşist yapı ve onun medyasının; aldığı darbeyi, onlarca ölüsünü ve diğer sonuçları örtbas ettiğini, yaşanan travmayı gizlemeye çalıştığını kamuoyu ve halkımız artık bilmektedir.  

  Kürdistan’da halkımıza dayatılan soykırım gerçeği karşısında büyük nefret ve öfke ile dolu olan Zerdeşt ve Pirdoğan yoldaşlarımız faşist sömürgeci düşmana kahredici darbeyi vurmada en küçük bir tereddüt yaşamamış, büyük bir cesaretle düşmanın üzerine gitmiş, bomba yüklü aracı bırakarak patlattıktan sonra, kahramanca sonuna kadar çatışmış ve şehadete ermişlerdir.

  Kürdistan’ın bu yiğit evlatlarının yoldaşları olarak; şehirlerimizi tanklar, toplar, helikopterler ve uçaklarla vuranların, evleri dozerler tanklarla yakıp yıkanların, Kürt halkının onurlu insanlarını kış ortasında çoluk çocuk, yaşlı kadın evlerinden sürenlerin, direnenleri sorgusuzca kurşuna dizenlerin, cenazeleri haftalarca sokaklarda bırakanların, zırhlı araçlara bağlayarak sürükleyenlerin, yaralıların üzerine benzin dökerek cayır cayır yakanların nerede olurlarsa olsunlar yaşamlarının felaketi, rüyalarının kabusu olacağız.

  Sömürgeciliğin hiçbir kurumunun bizim için herhangi bir meşruiyeti yoktur. Halkımızın işkencelerden geçirildiği, haklarının gasp edildiği, küçük düşürüldüğü TC’nin tüm faşist kurum ve kuruluşları bir gün mutlaka saldırılarımızdan nasibini alacaktır. Ve bilinsin ki İzmir sokaklarına düşen Zerdeşt ve Pirdoğan Yoldaşların silahları, TAK’ın fedai savaşçılarınca kaldırılacak ve yeni intikam eylemlerimizde namluları kızıllaşıncaya dek patlayacaktır!

 

 Zerdeşt RÜSTEM ERDAL Arkadaşımızın kimlik bilgileri : 

 

Kodadı : Zerdeşt Rüstem Erdal   

Adı Soyadı : Mustafa Çoban

Doğum Tarihi ve Yeri : 10.04.1987 / Maraş - Elbistan

Anne Adı : Medine

Baba Adı : Ali

Şehadet Tarihi ve Yeri : 05 Ocak 2017 - İzmir

   Zerdeşt Rüstem Erdal arkadaşa ilişkin

  ZERDEŞT RÜSTEM ERDAL yoldaşımız 10.04.1987 tarihinde Maraş’ın Elbistan ilçesinde doğmuştur. Ailesi öncesinde Türk metropollerine zorunlu göç etmişse de Kürt ve Kürdistan gerçeğini tanımaktan geri durmayarak 2012 yılında mücadele saflarımızda yerini almıştır. Yaşam duruşunda moralli, coşkulu, emekçiliğiyle yine düşmandan intikam alma konusunda ısrarcılığıyla ve son eyleminde gösterdiği cesaret ve adanmışlıkla mücadelemize ışık tutmaktadır. Onurlu Kürdistan halkı için Zerdeşt yoldaşımız; “Zafere ilerlerken yarattığınız harikalar karşısında saygıyla eğiliyorum. Eşit olmayan koşullarda ortaya koyduğunuz mücadelenin eşi benzeri yoktur. Bu onurlu duruşunuzun sonsuzluğa yürüyeceği inancındayım. Kapitalizmin en sinsi saldırıları karşısında direnirken büyük kişilik ve toplum devrimini gerçekleştiren bir halkın çocuğu olmaktan onur duyuyorum. Kendi var olma savaşınız aynı zamanda insanlığın kaderini belirleyecektir. Tarihte olduğu gibi doğal toplum değerleriyle hakiki yaşamı yaratıp insanlığa bahşedeceğiniz zaman yakındır.” diyerek bağlılığını ve inancını dile getirmiştir. Bu bağlılık ve inancın gereğini tüm yaşamında ve mücadelesinde yerine getiren Zerdeşt Yoldaş saflarımızda birçok görevi başarıyla yerine getirmiş, 5 Ocak 2017 tarihinde çok sevdiği Pirdoğan arkadaş ile beraber İzmir’de faşistlerle girmiş olduğu çatışmada şehid olmuştur.

 

 

  ZERDEŞT YOLDAŞ ÖLÜMSÜZDÜR!

  YAŞASIN TAK!

  YAŞASIN KÜRTLER VE KÜRDİSTAN!

  TEYRÊBAZÊN AZADİYA KURDİSTAN (TAK)

  11.01.2017

 

***************************************

Zerdeşt RÜSTEM ERDAL Arkadaşımızın Fedai Eylem Raporudur : 

FEDAİ EYLEM RAPORUMDUR

  1987 Elbistan Hasanalili köyü doğumluyum. Adım Zerdeşt Rüstem, diğer adım Erdal Ali’dir. İki ablamla birlikte üç çocuklu bir ailede büyüdüm. Feodal köylü özelliklerin yanında küçük burjuva özenticiliğinin etkisini taşıyan alevi kültürüne sahip ailede, yurtseverlik duyguları da hakimdi.

  Gerillayı ilk olarak 1992 yılında köyde gördüm. Onun dışında babanın partiyi takip etme duruşuyla az da olsa partiyi tanıma oldu. Katılım isteği ve arayışı uzun yılar olsa da herhangi bir çalışmada yer almadım. Son olarak 2011 yılının Ağustos ayında köylümüz ve akrabamız olan Zerdeşt Dersimi arkadaşın şahadetinin ardından 2012 yılında gerilla saflarına katıldım.

  Canlılığın üç temel kuralı vardır. Beslenme, çoğalma ve korunma. Ancak her canlının kendi doğası doğrultusunda farklılıkları vardır. İnsan da kendi doğasının farklılığı ile bunlardan biridir. Sosyal bir varlık olan insan için canlılığın bu üç temel kuralı, insanın hakikatini ortaya çıkartamaz. Örgütlenme, irade ve özgürlük insan için daha anlamlı ve insan gerçeğini ortaya çıkaran üç kural olmaktadır. Bunlar olmadan insan yaşamı kendi özünü yansıtmaz, diğer canlılar karşısında herhangi bir farklılık yaratmaz ve canlılık bütünlüğünü bozar.

  Egemen tarihin başlangıcından bu yana insanlık hep kendisine kaybettirilen özgürlüğün arayışçısı olmuştur. Mücadelemiz de, bu arayışın son yüzyıldaki en görkemli temsilini yapmaktadır. Yürütülen bu mücadelede öğrendiğim özgürlük tanımı; anda gerekeni yapabilmektir. Bunu Beritan yoldaşın uçurumlardan atlamasında, Zilan yoldaşın düşmanın beyninde patlamasında, Kemal, Xeyri, Mazlum, Ali yoldaşların en zor koşullarda ölümü yenmelerinde gördüm. Gerektiğini gördüler ve yaptılar. O anlamda özgürlüğü kazandılar. Kemal PİR arkadaş büyük ölüm orucu kararının ardından “ah özgürlük ne kadar güzel bir şeymiş” diyerek ifade ettiği duygularında bunu anlatmak istiyor. Değişen bir an var ve buna bağlı olarak güncel, tarihsel, dönemsel, konumsal görevler ortaya çıkıyor. Özgürlük bu görevlerin karşılanmasıdır. Bu görevleri yapmadığımızda bir canlı olabiliriz, ancak insan olamayız. Bu direnişte yer almak bu gerçeklikleri yapmak için fırsat yakalamaktır.

   Gereklilikleri ortaya çıkartan şey; doğrunun arayışıdır. Doğruluk ölçülerimiz, ilkeler çerçevesinde belirlenir. Doğrunun arayışı; anlam, öz arayışıdır. Yaşamı ele alış tarzın, (kölelik, egemenlik ya da özgürlük) doğrularını belirler. Bizler doğruları hisler, yaşam tecrübeleri ve duygularla anlamaya çalıştık. Başkanın tarihi mücadelesinin ardından, düşünce ve bilinçte doğruyu bulmada bizim açımızdan yeni olgular oldu. Doğrunun bulunmasının ardından, hakim kılınması mücadelesi gereklidir. Hiçbir zaman kendiliğinden doğrular hakim olmaz. Egemen sistemde, hele hele Kürdistan’da Başkanın belirttiği gibi “kendiliğinden bir yaprak bile kıpırdayamaz.” Doğru, mücadele ister. Ve hakim kılınamazsa, yanlışlar yürür gider.

   Mücadele yaşamımda bu yönlü yanılgı yaşadım. Bu hem iç hem dış mücadeleyi gerileten bir yaklaşımdı. Mücadele verilirken, iki zıttın çarpışması yaşanır. Bizim mücadelemizde kazanım esastır. Kendi düşmanını bile kazanmak çerçevesinde vurur. İçimizde yürüttüğümüz mücadelenin de esası kazanımdır. Nasıl ki bir bebek doğduğunda nefes alması için tokat vuruluyorsa, doğru için verilen mücadeleyi de böyle ele almak lazım. Bebeğe tokat atılmazsa nefes alamaz ve ölür. O tokat bebeği yaşama bağlar. Tokadın acısının duygusallığına kapılmak en zayıf yaklaşımı ortaya çıkarır.

  İçinde bulunduğumuz süreç itibariyle özgürlüğü kovalayan bizlerin yapması gerekenleri görmemek imkansızdır. Yarım asırlık Başkan emekleri, özgür toplum kazanımları tehdit altındadır. Bu değerleri geriletmek amaçlı sistem, TC sömürgeciliği eliyle büyük saldırılar gerçekleştirmektedir. Bir özgürlük savaşçısı olarak Başkan APO’nun fedaisi olma iddiası taşıyan bizlerin de bu saldırılar karşısında yapacaklarımız elbette vardır. Hem layık olma, hem de özgür yaşamımızın gereği olarak sömürgeci sisteme karşı eylemsel güç olarak gerçekleşeceğiz.

  “Tarih şimdidir!” Nasıl ki halkım, Kürt halkı egemen tarihinde ilkesiz, ikiyüzlü yaklaşımlara maruz kalmışsa, kapitalizm çağının zirvesi olan şu günlerde de aynı yaklaşımlara maruz kalmaktadır. Tarihi çözümleyen Başkanımız “kendi olma”yı bireye ve topluma vermeye çalışarak, özgücüne güvenen politika üreten birey ve toplumu yaratmıştır. Birey ne kadar Başkanın gerçeğine yakınlaşırsa; o kadar kendi olmayı başarır, o kadar yenilmezliği ve zaferi garantileyebilir. Bunun dışındaki tarz arayışları, dayatmaları her zaman yenilgiyle sonuçlanacaktır. Başkana yaklaşmak; insanlığa, hakikate, güzele, sevgiye, mücadeleye, hayata yaklaşmaktır.

  Bu anlama ulaşan yoldaşların emeklerine layık olmak, amaçlarını başarmayla olur. Zilan bu anlama ulaşan yoldaştır. İnandıklarını düşünen, düşündüklerini söyleyen, söylediğini yapan doğruyu arayıp bulup bunu insanlığa bizlere sunan güzellik tanrıçamızdır. Zilan yoldaşın söylevi, savunduğu fikri, yaptığı eylemi bizi onun amacına mecbur eylemektedir. Başka bir yol düşünmek, başka arayışlara girmek yoldan çıkmaktır, düşkünlüktür.

  Bu temelde tüm mücadele yoldaşlarıma selamlarımı sunar, zaferi yaratacak tarzla başaracakları inancımı belirtirim. Beyniniz ve yüreğiniz güzeli yaşayan, çirkinle savaşan olsun…

  Ne kadar savaş o kadar barış!

  Ya Önderlik ya da ölüm.!

  Ya özgürlük ya da ölüm!

  KÜRDİSTAN DEMOKRATİK ÖZGÜRLÜK HAREKETİ ÖNDERLİĞİ BAŞKAN APO’YA

 Özgürlüğüm, yaşamım, Başkanım; tarihin akışına müdahale etmenizden bu yana insanlığın kaybettiği hakikati yaşamı tekrar kazanmanın şansı oldunuz. Kirletenlerin, düzenin, kötülüğün, beş bin yıllık birikim ve tecrübesiyle sizi hedef alması bundan kaynaklıydı.

  Sizinle aynı zamanda fiziksel olarak bulunmak, size tanık olmak; kıvanç ve heyecan kaynağı olmaktadır. Elbette Önderlik kurumu, zaman ve mekanın ötesindedir. Yaşamınız, bunun ispatıdır. Sizin büyük çaba ve emeklerinize karşı yetmez zihniyet ve irade gücümüz sebebiyle hep eksik, geride ve yanlışlarda kaldık. Bu şekilde size de en büyük zararları verdik. İçinde bulunduğunuz fiziksel koşullar bundan dolayıdır. Aşkınıza ve amacınıza her zaman bizi dahil etmeye çalışsanız da, bizler hep geriye çeken yük konumunda olduk.

  Bu duruşumuzda, egemenlerin halkımıza yaşattığı Kürt gerçekliğini ortaya çıkaran süreç önemlidir. Düşürülmüşlükte, başkası olmakta, kişiliksizlikte dünyada örneği olmayan Kürtlüğü; yarım asırlık mücadelenizle özgürlüğün Ortadoğu kolunun öncü müfrezesi haline getirdiniz. Egemen ve köle zihniyetlerin anlayamayacağı onları şoke eden gelişmeler, büyük kahramanlıklar yarattınız.

  Bizler de böyle bir Önderliğin savaşçıları olma iddiası ve amacındayız. Her ne yaparsak yapalım, yaratılan bu güzelliğin karşılığını veremeyeceğimizi bilmekteyim. Ancak bildiğini yapmayı sizden öğrendik. Gerekliliği karşılamayacağını bilsek de öğrendiklerimizi yapma kararlılığındayız. Politikasız sevginin anlamsızlığını hissederek, yapacaklarımızın sevgi düzeyimizi belirteceği bilinciyle görevlerimize sahip çıkacağız. Size saygı, sevgi ve bağlılıklarımı sunarken yarattığınız ve yaratacağınız zaferlerin içinde olma iddiası ve inancını belirtmek isterim.

  Biji Serok APO!

  Be Serok Jiyan Nabe!

  DEMOKRATİK MODERNİTE ÇİZGİSİNDE DİRENEN İNSANLIĞA; KÜRDİSTAN HALKLARINA

  Zafere ilerlerken yarattığınız harikalar karşısında saygıyla eğiliyorum. Eşit olmayan koşullarda ortaya koyduğunuz mücadelenin eşi benzeri yoktur. Bu onurlu duruşunuzun sonsuzluğa yürüyeceği inancındayım.

  Kapitalizmin en sinsi saldırıları karşısında direnirken, büyük kişilik ve toplum devrimini gerçekleştiren bir halkın çocuğu olmaktan onur duyuyorum. Kendi var olma savaşınız aynı zamanda insanlığın kaderini belirleyecektir. Tarihte olduğu gibi doğal toplum değerleriyle hakiki yaşamı yaratıp insanlığa bahşedeceğiniz zaman yakındır. Şimdi ortaya koyduğunuz sokak, mahalle, köy direnişlerinizin böyle bir tarihi anlamı vardır.

  Mücadelenize layık olacağımın sözünü veriyor, hepinize başarılar diliyorum.

  Yaşasın Özgürlük!

  Biji Serok APO!

  TANRIÇA KÜLTÜRÜNÜN MERKEZİNDE MÜCADELE YÜRÜTEN KADIN YOLDAŞLARA;

  Yoldaşlar; en başta belirtmek isterim ki, mücadelemizin temelini oluşturan kadın özgürlük mücadelesi bir gün mutlaka özgür toplumu yaratacaktır.

  Dünya insanlığının, aynı zamanda mücadelemiz içindeki toplumunun da yaşadığı sorunların nedeni erkek egemen zihniyetidir. Önderliğimizin ortaya koyduğu çözüm, bu temel sorunun kaynağının düzeltilmesini hedeflemektedir. Bu yönlü kişinin kendinde kadın eksenli bakışı yaratması, en temel mücadele kuralı olmaktadır. Bu kuraldan yoksun ya da uzak hiçbir yaşam, gerçek özgürlük yaşamı olamaz.

  Özgürlük hareketi içinde olan bizlerde bu farkındalık oluştu, bu gerçeği hissettik. Bir bilim insanının belirttiği “insanlar beş bin yıldır ordular kurup savaşlar kazanıp kaybedip aynı yerde duruyorlar. Aynı şeyleri yapıp farklı sonuç beklemek aptallıktır.” çelişkisini kadın özgürlük ideolojisini tanımayla aştım. Bu da, mücadelenin başarısına olan inancımı daha da arttırdı. Gerilla saflarına katılımımdan bu yana, benim için kadın; güç veren, moral katan, başarıya ve değişime olan güveni arttıran, kendine ‘uygarım’ diyen toplum ve devletlerin karşısında övünç ve ispat kaynağı olan bir olgu olmuştur. Bize kalan şey de ona göre olmak, kendini şekillendirmek, ona göre katılmaktır. Bu hedefi başaramayışım en temel eksiğim oldu. Bu eksiklikten dolayı doğru katılımı, zihniyet devrimini gerçekleştiremedim.

  Mücadelemizin kadını en özgür kadındır ve özgür erkeği yaratacak kadındır.

  Sistem kadın gerçeğini bin yıllar öncesinden keşfetmiş ve en lanetli en vahşi saldırılarını gerçekleştirip tüm kölelik çeşitlerini kadın üzerinde uygulamıştır. Sistem kendine ilk ve en büyük düşman olarak kadını görmüştür.

  Kürdistan’da kadının yaptığı her özgürlük hamlesinin dünyayı kurtarma ve değiştirmeyle anlamlaştığını görmek önemlidir.

  Özgürlük mücadelesi veren bir erkeğin evrenselde kadını, tikelde kendisini görmesi gerekir. Tikel elbette önemlidir. Birey olabilmek gereklidir. Ancak esas olan, öz olan evrenseli görebilmektir.

  Tüm çirkin yanlarımıza ve yanlışlarımıza rağmen mücadelemizin öncüsü kadın arkadaşlara büyük görevler düşmektedir. Öncüler asla ardıllarını arkada bırakmaz, yol açar ve yürütür. Bir toplumun öncüleri içinde de öncüler vardır. mücadelemizin öncüleri de kadın yoldaşlardır. Jın= Jiyan’dır, yani yaşamdır. Yaşam da bir bütündür. Jin, yaşam içerisindeki her şeyi kapsar. Yani güzeli korur, çirkini güzelleştirir.

  Kadının özgürleşmesinde kesinlikle tarafım. Ancak buna olan inancımın kaynağında ne kendini güç görmek, ne de kadını güç görmek vardır. Kadının özgürlüğünde kendi özgürlüğünü görmek vardır.

  Bütün kadın yoldaşlara saygı ve sevgimi sunar, başarılar dilerim. Güzellikler sizinle olsun.

  Komutan Zilan Ölümsüzdür!

  Yaşasın Başkan APO’nun Yarattığı Kadın!

  Biji Serok APO!

  AİLEME

  Değerli ailem; paylaşacak zaman olmadığı için birkaç durumu belirteceğim. Bildiğim son gelişinizde, görüşmek istemeyen bendim. Sizin ya da benim durumum dışında, ilkesel olarak doğru bulmadım. Başkanla hiçbir görüşmenin olmadığı, tecridin ağırlaştığı, örgütümüze yönelik saldırıların derinleştiği bir dönemde aileyle görüşmeyi lüks gördüm ve istemedim.

  Bu yaşamı ne kadar sevdiğimi bilirsiniz. Sevmediğim yaşamdan sevdiğim bir yaşamın içine geldim. O yaşamı istemememin sebeplerinde kendinizi sorumlu görmeyin. Bana verdiğiniz emekleri hiç inkar etmedim. Buna layık olmaya çalıştım. Sizlere o yaşamda da daha sonrasında da eleştirilerim oldu. Yaşadığımız toplum ve çevrede ilkeleri, duruşu ve ahlakıyla değer kazanmayı bildiniz. Ancak yanlış bir yaşam içerisindeydik. Yanlış yaşam içerisinde doğru yaşamak imkansızdır. Bu yüzden sizleri sorumlusu görmedim, bir bütün sistem yanlıştı. Bunu biraz geç anladığımdan kaynaklı hatalı, yanlış arayışlar, ilişkiler içerisinde oldum. Bunların özeleştirisini veriyorum.

  Annemin ben katılmadan önce (annem için ilk, benim için son) doğum günü kutlama sözcüklerine verdiğim cevabı hatırlarım. Verdiğim cevap birey olarak anneme karşı değildi. Ancak sistem içerisinde doğduğuna bin pişman olan, hiç doğmayı istemeyen birinin doğum gününün kutlanmasına vereceği cevabı verdiğime inanıyorum. O yaşamda size olumsuz gelen davranış ve tutumlarımın sebebi sevmediğim yaşamdı, sizler değil.

  Özgür bireylerin oluştuğu bir aileye kesinlikle yoğunlaşılması gerekmektedir. Ahlak ve etik olarak saygıdeğer konumunuzdan bahsettim. Ancak bu yeterli değildir. Özgürlük mücadelemizin ölçülerinde çok fazla bir değer ifade etmeyeceğini belirtmek isterim. Bu yüzden güzel yaşamın; kendi öz değerlerine, kültürüne, mücadelesine, Başkanına ve örgütüne sahip çıkmaktan geçtiğini bilmenizi ister, gereklerini yapacağınızı umut ederim.

  Yaşam sadece sizin değildir, kutsaldır, herkesindir. Ona doğru davranın, doğruyu arayıp bulup yapın. Bireyciliğe ve toplumsuzluğa karşı savaş açın. Vereceğiniz bedellerden de korkmayın.

  Size karşı yaptığım en büyük güzellik, bu mücadeleye katılımım oldu. Bunu böyle ele almanızı dilerim. Ablamın katılma durumunun, annemin duygusallığında kalmasındaki duruşumun da özeleştirisini vermek isterim. İmkan varsa özgürlük saflarına katılmalıdır.

  Yapacağım bu eylem size karşı da bir özeleştiri pratiği olacaktır. Sizden son bir isteğim, kendi topraklarımızda bir mezar taşımın olmasıdır. Bunun bir ulusal görev olduğu inancındayım. O toprakların şehitleri o toprakların mühürleri olacaktır.

  Önderlik ve örgütle yaşayın. Önderlik ve örgütle yaşamı örgütleyin. Sevgilerimi sunarım.

  Yaşasın Özgürlük Mücadelemizin Oluşturduğu Yaşam!

  Biji Jiyana Moderniteya Demokratik!

  Biji Serok APO!

  Be Serok Jiyan Nabe!

Devrimci Selam ve Saygılar

Zerdeşt Rüstem

TEYRÊBAZÊN AZADIYA KURDİSTAN (TAK)

09 . 02 . 2017